Konuşuruz.
Yatağıma yalnız yattığımda, yine birlikte uyuyormuşuz gibi yapıyorum.

Bacaklarımızı birbirine kenetlemişiz gibi.

Sırf ben hasta olmayayım diye ara ara uyanıp, klimanın derecesini düşürüp sonra da saçımdan öpüp tekrar uykuya dalıyormuşsun gibi.

Horlamana uyandığımda, aslında sadece kafanı çevirmem gerektiğini unutarak, tüm vücudunu çevirmişim gibi.Bunu yaparken de haliyle üzerine düşüp seni yine uyandırmışım gibi.

Akabinde gelen gülme krizime tahammül edip, uykunun kaçmasına aldırmamışsın gibi.

Sen en mahçup halinle “sadece yorgun olduğumda horluyorum değil mi?” diye sorarken, bunun bana ne kadar huzur verdiğini bilmiyordun.

Horlayan bi babanın kızı olduğumu, hatta gecenin sessizliğinde bir odadan diğer odaya kadar duyulduğunu da bilmiyordun.

Çocukken onun horlama sesini duyduğum da “yatağın altında öcü çıkacak” korkumu kenara itip, kendimi büyük çelikten bi kapısı olan şato’da, kimsenin hiç bir zaman dokunamayacağı, korkutamayacağı ve üzemeyeceği kadar güvende hissettiğimi de bilmiyordun.

Aslında  benim için “horlamak”, “horlamak”tan daha öte, daha derin anlamlar taşıyordu.

Onun, bir başka odadan gelen horlama sesi güven veriyordu.

Huzur veriyordu.

“Baban” evde.”Baban” yan odada diyordu o ses.”Rahatça uyuyabilirsin” sinyaliydi sanki.

Korkmayacağımın teminatıydı.

Onun sesiyle uykuya dalıyordum.

Hep yanımda horluyormuşsun gibi yapıyorum.

Hep yanımda horla ! Yorgun değilken bile.

  1. erenrenren reblogged this from bujuu
  2. bujuu reblogged this from kimseninbacisi
  3. rahatsizbacaksendromu said: ağlarım lan bak!
  4. kimseninbacisi posted this